Kullanıcı Oyu: 5 / 5

Yıldız etkinYıldız etkinYıldız etkinYıldız etkinYıldız etkin
 

ARAPÇA -TÜRKÇE ATASÖZLERİ

Geçmişten günümüze gelen, uzun deneyimlerden yararlanarak kısa ve özlü öğütler veren, toplum tarafından benimsenerek ortak olarak kullanılan kalıplaşmış sözlerdir Atasözlerimiz.

 Atasözlerimiz toplumumuzun duygu, düşünce, inanç ve kültür yapısını yansıtır. Atasözlerimiz, kim tarafından ne zaman söylendiği bilinmediğinden anonimdir.Yani topluma mâl olmuş, toplum tarafından benimsenmiş ve yüzyılların düşünce ve mantık isteminden geçerek günümüze ulaşmış kısa ve özlü sözlerdir.Atasözlerimiz, halkımızın yalnızca ortak duygu ve düşüncelerini değil ortak dil zevkini de yansıtır.Aşağıda vereceğimiz Arapça(Imhallemi) Atasözleri içinde argo ve müstehçen kelimeler bulunabilir. Bu da malesef bizim dilin gerçekleri olarak kabul edilmeli...Paylaşmadan önce iyi kontrol edilip işinize yarayanları kullanma gayretinde bulunun..


Allah teale yı’ti Lıncas Lı melıhu Idras.

(Allahu Teala Erik’i dişleri olmayana vermiş.)  

Beyt'ıl-bakara rahu ticibulın mın beyt'ıl-ıhmara ravbé.

(İnek sahipleri maya almak için eşek sahiplerinin evine gittiler.)  

Beytıl vıhdé ma’mor, beyt ıssınteyn hırab, beyt ıssesé hemmel ‘el Deveb.

(Birinci Eş’in evi düzgün, ikincinin evi bozuk, üçüncünün ki davarlar üzerinde taşındırdı.)

Bıntıl bıkır hemd-u şıkır,Ibnıl bıkır kıllu nıgır.

(Birinci kız çocuğu hamd ve şükür,birinci erkek çocuğu ise derttir.)     

Ciytıl Peşşüné hazrul muné.

(Polen geldi kış mevsimine azığınızı hazırlayın.)      

Darvıt teht hıl-vılhek, darvıt fok şıd-u sok.

Aşağıdan (Kıble) gelen gök gürültüsünden çabuk kaç, yukardan(Kuzey) gelen gök gürültüsünden korkma, bağla ve sür Çift’ini)      

Fı iyyar ıhsıd Lış’ir velev ken Hiyar.

(Hıyar’da olsa Mayıs’ta Arpanı biç.) 

Fı nisen ınseni, fı iyyar ta'e ırani

(Nisan'da unut beni, Mayıs'ta gel bul beni.)      

Fıkırvé lık’ud u moy’ud.

(Oturup, çalışmamak kötüdür ve devam etmez.)           

Fıt-taksir'i efet ve fit-tatvili efetün.

(Kısaltmalar'da afet, uzatmalar'da afetler vardır.)  

Ğerip kun, Edip kun.

(Garip ol Edepli, mutevazı, kendini bilen biri ol.)     

Hebvıt ı’zar ıssér sebı’ tışbar, u moyğib ‘aleye lınhar.

(Mart’ta yağan Kar yedi karış olsa bile üstüne gün batmaz.)     

ıd’deyn vece’ıl ‘ayn.

(Borç gözün ağrısıdır.)         

ıd’dınyé fey devméyé tıtınkıziy.

(Dünya ağaç gölgeliği gibidir, her türlü geçecektir.)      

ıl battéha fı bınge tıntıkıl.

(Kavun mevsiminde yenir.)      

ıl beğe moydum.

(Azgınlık kimseye kar kalmaz.)  

ıl co’en bı ‘ılk vı hesi bı hınné.

(Aç olan sakızla,tok olan kına ile.)

ıl hebvé fı Dem'et ıssér qemet.

(Dem zamanında Kar insan boyunu geçer.)

ıl ıbın ıbré beynıt-tıbın.

(Erkek çocuk saman içindeki iğne gibidir.)

ıl Kereçiyé motkul Lebeni hamızvé.

(Çingene karısı Ayranım ekşidir demez.)

ıl may eşked lı yığtek yıtlağ fiyu riyhe.

(Su eskidikçe kokusu çıkar.)

ıl may irub vıl kahbé mot’tub.

(Su maya tutar, kahpe uslanmaz.)

ıl-ekıl mo lıkvé mı’dıtık zıd mo lıkyé.

(Yemek senin değilse, Miden senin değil mi.)

ınsen eyş lisey fıddınyé lımo yırahu moy mut.

(İnsan dünyada ne yaparsa o’nu görmeden ölmez.)

ıs-samra kırs-ıl 'asel fı'arzıs-séniyé, Vıl bayda meşkıt leben fı har ız-zıhriyé! Le kelb ilıqqe vele cırıb mıl berriyé.

(Esmer kızlar tabağın ortasındaki petek Bal'ına benzer, Beyaz kızlar öğlen sıcağında Yayıktaki ayrana benzer! Ne bir köpek dokunur, nede uyuz bir yabancı.)

Is-sannor met, vıl far ıstahve.

(Kedi ölünce fareler rahatlar)

Isseyığ lı Maratu vıl Heyık lı kınnıtu.

(Kaliteli olanı Eşine, çakma olanı gelinine alır.)

Is-sıqt yıtla’ kemeş-Şıms.

(Gerçek Güneş gibi ortaya çıkar, zamanla doğru elbet çıkar manasında)

ış’ir ıl beled u le Hıntıt ıc-celeb.

(Memleketin Arpası olsun, yabancının buğdayı olmasın.)

ışşığıl rahıt lınsenvé.

(İş insanın rahatıdır.)

ıştığıl bı Fıls u hésıbıl bıttal.

(Bir kuruşa bile olsa çalış ve çalışmayanla kıyasla)

It’ellem ıl-ilm kun Emir, le tıpke cehilen tır’a Hemir.

(İlim öğren Emir ol, Cahil kalıp Çoban olma.)

Izbat ebu-zzarbat.

(Tokat vurma ayı Mart.)            

İğib lınhar u moyğib şarru.

(Gün batar, şerri batmaz.)                  

iyd lı motték ıd-gızze, buse.

(Isıramadığın eli öp.)             

ize kenıl vedi heliy, ıs-se’leb itım hazır.

(Vadi eğer tenha ise, çakallar orada hazır olur.)             

İze ta’amt şebbı’, véze ketelt veccı’.

(Yedireceksen doyur, döveceksen acıt.)                  

Kalbi ‘ale veledi, u kalb veledi ‘al hacar.

(Kalbim oğlum için titrer ama oğlumun kalbi taş için.)               

Kavli lıki ciranıti, tesmiği lıki kınnıti.

(Komşum sana söylüyorum, Gelinim sen duy.)              

Ketlıt ıl-hebib cevz-u ızbib.

(Sevgilinin dövmesi ceviz ve kuru üzüm gibidir.)                   

Ketlıt-ıl hebibé ehleyé mıl-lızbibeyé.

(Sevgilinin dövmesi kuru üzüm tanesinden güzeldir.)                  

Kıl kazi mın rohu raziy.

(Her kadı kendinden razı.)            

Kılu karot hatır şa’fıtkın ıttuvl.

(Etin kaslı olanını yiyin ki saçınız uzasın)            

Kınné le tıbğeyn, Hemé tıtıpkeyn.

(Gelinim azma, sende kaynana olacaksın.)                

Le tık’ed ‘ed lızbelé tıt-hézik, Tıtırfa’ ‘eyb-u ‘ara tıt-hıttu fik.

(Mezbelenin yanına oturma boyuna ulaşır, aybını ve pisliğini çıkarıp sana bulaştırır.)             

Lı moysey kılem ımmu u ebuhu ıl-ıkléb icibuhu.

(Anne babasının sözünü dinlemeyenler köpeklerden gelmedir.)                   

Lı yıtmenne ıl-bir lı ğeyru yıtdelle fiyu.

(Başkası için hazırladığı tuzağa kendi düştü)                

Lımo yıtbe’ sınnıtu mo yınhısıb mın ımmıtu.

(Sünnetine tabi’ olmayan ümmetinden sayılmaz.)                  

Lızbibeyé ıt-tayyıb ıl-hatır.

(Bir kuru üzüm tanesi bile hatır’ı güzelleştirir.)

Li dık beb ınnés, ınnés ıddık bebu.

(Çalarsan Milletin kapısını, Millet’de çalar kapını.)

Li kebbi yı’ebbi, li dor ihor.

(Eğilen toplar, gezen şaşırır)

Matra fı İyyar tıhyi kulli şey'in bar.

(Mayısta bir yağmur, bütün kurulukları diriltir.)

Matra fı İyyar tıhyi lıhcar.

(Mayısta bir yağmur dağları, taşları diriltir.)

Matra fı Nisen tıhyil-ınsen.

(Nisanda bir yağmur insanı diriltir.)

Mefi Emir u mo yıhtec lı ra’il bakora.

(Hiçbir Emir yoktur ki sürü çobanına muhtaç kalmasın)

Mın çeğ lı-lıhku ziğeni, şiy me vısıl lı mınkari.

(Civcivlerim yetiştiğinden beri gagama bir şey varmadı.)

Mın rayna u tedbirne hıntıtna ekelıt ış’irne.

(Sorumsuzluğumuzdan ve tedbirsizliğimizden Buğdayımız Arpamızı yedi.)

Sıd bebık bıt’taha u nem bır’raha.

(Kapını sağlam kapat ki rahat uyuyasın.)

Şil Hatabık Lızbat u Tıbnık Lı’zar.

(Odununu Şubat’a,Samanını Mart’a sakla)

Tıra ideye fıt-tiyn buse beyn ‘ayneyetıraha lı’bıt fıl ‘acin hevgıre ule tıt-neddem ‘aleye.

(Ellerini çamurda görürsen onu gözlerinden öp, hamurla oynadığını görürsen onu kov ve onun için hiç pişman olma.)

Kıl ğelemé mın sekete ım'ellekéyé.

(Her keçi kendi bacağından asılıdır.)

 

http://mahallemi.net