DEVM' IL BALLOT IT' TIRRAŞAT, VIL ÂSAFİR

 


Mehmet GELEN-DEVM' IL BALLOT IT' TIRRAŞAT, VIL ÂSAFİR

Tepelerin ve taşlık arazilerin geniş yer kapladığı bir coğrafyada, bir haziran ayında elle hasat ettikten sonra mercimeğinizi veya temmuz ayında üzüm verecek birkaç asmanıza doğru gitmişseniz bağınıza doğru veyahut ağustos ayında çıktıysanız bir keklik avına.. Hiçbiri değil, yanınıza pikniklik malzemenizi alarak bir torsunuzla "bas gidelim, etli bulgurumuzu bu hafta sonu dağda, çayır-bayırda pişirelim" diye karar verdiyseniz eş-dost olarak şayet bir yaz gününde..Ve gölgeniz yıl içinde en kısa boy uzunluklarını gösterdiği günlerin bir vaktinde..

Beş yıldızlı konaklama yeriniz bellidir sizin: Bir Tîrraşe(meşe) gölgesidir Âsafir(serçe) ailesinin ötüşleri altında...

   Meşe ki, hava sıcaklığının yaz aylarında 50 dereceyi geçtiği bu coğrafyada gölgesi, kırda doğal bir klimadır. Kuşluk vakti bülbüllerinin güvenli meskenidir. Demir kalpli kürekleri, baltaları dahi bağrına basmış, onları avarelikten kurtararak üreticinin eline tutuşturmuş peygamberane bir ağaçtır meşe..Meşe ağacı, sapasağlam ahşap malzemelerinin ham maddesi; palamut meyvesi ise, yem-seçmez keçilerin en lezzetli çerezidir. Meşe odunu, taş-fırın ekmeğinin mis kokusunun yegane sebebidir bu memlekette..

-Yakılmasından mı bahsettiniz?

- Evet, endişeye gerek yok.. Yakıt odun olmaktan kolay korkan bir ağaç değil bu..Derler ya "Ağaca dayanma Kurur; İnsana Dayanma Ölür" diye. İşte bu meşe o kastedilen ağaçların istisnasıdır; sabotajcıların yangınları dahi vız gelir ona..

Nasıl mı?

-Tepelerin bol olduğu ancak bu tepelerin üzerlerindeki toprak tabakanın oldukça ince olduğu Mardin ili Midyat ilçesi arazileri üzerinde yüzyıllardır varlığını sürdüren meşe, bir istikrar abidesidir.Genellikle dört senede bir bilinçli kesilmektedir. Yüzeyden kesilen meşenin, toprak altında kayaya kaynak yapmış gövdesi baharla birlikte tekrar diriltmekte, filiz vererek dört sene sonraki nesile hizmet etmek üzere tekrar bir geri sayım başlatmaktadır. Bu dörder senelik periyotlar yüzlerce yıl sürer de sürer..

   Diyeceksiniz ki o kadar güçlü bir meşenin olduğu bu coğrafya neden bugün sapsarı çölleri andırmakta..Neden?.. Evet neden?

-Çimentonun icat edilmediği yıllar..Beyaz kirecin el emeği ile taş madeninden elde edildiği ve meşenin her tarafta hükümranlık sürdüğü; fakat ne yazık ki insanoğlunun da eğitimden oldukça mahrum bir şekilde yaşadığı yıllar... Derler ki eskiler:

-Kireç maden taşlarından çardaksı yapılar oluşturulur ve içi meşe odunu ile tıka- basa doldurularak ateşe verilirmiş eski taş-ev inşaatının malzemesi beyaz kireci elde etmek için..Gel zaman git zaman nüfus artmış, çimentonun  icadı ve alternatif enerji kaynaklarının da kullanımı gecikince, artan inşaat-kireç ihtiyacı karşısında güzelim meşenin dört yıllık zaman periyotları oldukça uzun bir süre haline gelmiş. Sabırlı meşeye sabredemeyen  insanoğlu, odun ihtiyacını meşenin kaya ile perçinlenmiş kök ve gövdelerinde  bulmuş ve meşe, telafisi oldukça zor bir soykırıma uğramaya başlamış..Çok şükür ki bu ağaç o coğrafyada tamamen yok olmadan çimento mucidinin sesi oralara ulaşmış. Çimentonun üretimi farklı enerji kaynakları sayesinde de yaygınlaşınca, bizim meşe savunmasız olduğu ağır bir savaştan son anda neslini kurtarmış..

Neslini kurtaran meşe ile birlikte en az onun kadar Asafirler de(serçeler) bu duruma sevinmiş olsa gerek..Çünkü yaz aylarında meşenin içinde koloniler oluşturarak geniş aile hayatı yasayan asafirler, senenin tamamını beton duvar kovuklarında, çekirdek aile olarak geçirmekten son anda kurtulmuş...

Yazar:Mehmet GELEN

e-posta:This email address is being protected from spambots. You need JavaScript enabled to view it.

http://mahallemi.net

Tüm hakları saklıdır, İzinsiz kopyalanamaz ve yayınlanamaz.